Başkan Vergili BRTV Ekranlarında Açıklamalarda Bulundu
Eklenme Tarihi: 17.11.2019 156 Görüntülenme

Başkan Vergili BRTV Ekranlarında Açıklamalarda Bulundu

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, BRTV ekranlarında Zafer Acar ile Gündem programının canlı yayın konuğu oldu. Vergili, Zafer Acar´ın sorularını yanıtlayarak Belediye çalışmalarına yönelik bilgiler verdi.


Önümüzdeki 4 Yıl İçerisinde Yapacağımız İşler 250 Milyar Lira Değerindedir
Ben göreve gelmeden önce Karabük ne yollarını asfaltlayabilir, ne istinat duvarlarını yapabilir, ne de kaldırımlarını yapabilirdi. Göreve geldiğimde harcama kalemlerini önüme koyup değerlendirdiğim zaman biz en kötü 100 trilyon lira tasarruf yapıp bu parayı Karabüklüler için harcadık. Emekli olamayan arkadaşlarımızı emekli ettik. Bunun gibi bir sürü tasarruflarda bulunduk ve akıllara zarar işler ortaya çıkarttık. 750 -800 kilometre yolu olan bu şehri neredeyse 3 kere asfaltladık. Halkımız bizim ölçeğimizdeki diğer vilayetlere baksınlar. Bizim yapmış olduğumuz bir tane alt geçidi onlar yapabilmişler mi? ben diğer vilayetlerin gıpta ile bakacağı yeni projelerimizi de önümüzdeki 4 yıl içerisinde tamamlayacağımıza inanıyorum. Bizim bu 4 yıl içerisinde yapacağımız işler 250 milyar lira değerindedir. Akıllı bir finans ve iş yönetimi ile iyi bir finansman bularak bu projeleri geriye kalan 4 yıl içinde tamamlayacağımıza inanıyorum. Karabük örnek bir şehir olacak ben bu kadar iddialıyım.

85 Milyon Lira Maliyeti Olan Bir Programı 25 Milyon Liraya Yapmak İçin Bütün Ekibimiz ile Beraber Gece Gündüz Çalışıyoruz
Yağmur Suyu Drenaj projemizin devlet birim fiyatlarına göre minimum maliyeti 80 - 85 milyon lira. Biz bu projeyi 25 milyon liraya tamamlayacağız. Bu nasıl olacak? boruyu kendimiz üreteceğiz, kendi iş gücümüzü ve kendi makinelerimizi kullanacağız.  85 milyon lira maliyeti olan bir programı 25 milyon liraya yapmak için bütün ekibimiz ile beraber gece gündüz çalışıyoruz. Yağmur sularından oluşan su baskınlarını önümüzdeki 4 yıl içerisinde bölge bölge çalışarak bitireceğimize inanıyorum.  Aralık ayı itibariyle boruların yapımı ile ilgili ihaleye çıkacağız. Boruyu Hamzalardaki şantiye merkezimizde kendimiz yapmayı düşünüyoruz. Biz bu boruları dışarıdan alamaya kalksak boru bedelinin dışında en az 7 milyon lirada nakliye bedeli öderiz. Biz bunları tek tek oturup hesap ediyor ona göre kararlar alıyoruz. Bu tarz projelerde işi dışarıda yaptırdığımız zaman kalite kontrolü de çok mümkün olmuyor. Ama kendimiz yaptığımız zaman çimentoyu, kumu kendimiz vereceğimiz için en kalitelisini üretme imkânımız olacaktır.

Karabük Önümüzdeki 4 Yılda Şantiye Sahası Olacak
Biz seçimlerden sonraki 6 aylık süreci de boşa geçirmedik. İhalelerimizi tamamladık ve yapımlarını başlattık. Bu 6 aylık süre içerisinde yapımlar ile ilgili boşluk olması gayet normaldir. Ama biz yine bu dönemi asfalt çalışmalarımızla, kaldırım çalışmalarımızla doldurduk. Şehrin eksiklikleri ile ilgili çalışmalarımız devam etti.

Geçtiğimiz 10 yıl Karabük nasıl şantiye sahası olduysa önümüzdeki 4 yılda şantiye sahası olacak. Ayrıca bu ekonomik krizde şehrin bir nebzede olsa çalışmasına katkıda bulunmuş olacağız.

5 Ay Sonra O Borçta Biter Ne Yapalım. Gidip de Yalvaracak Halimiz Yok
Devletten bize gelen paralar minimum kesinti ile geliyordu. 2009 senesinden önce yapılmış Karasu'dan gelen isale hattı vardı. Bu isale hattı ile ilgili Devlet Su İşleri bize bir türlü borç yazmadı. Sonra bu senenin başında şu kadar borcunuz var diyerek yazı yolladı. Bize borç bildirmediği dönemde 2 kere yapılandırma şansımız vardı. Biz talepte bulunduk, bunları taksitlendirelim dedik. Bu talep ile ilgili de bize net bir cevap vermediler. İller Bankası'na bildirdiler ve bizden yüzde 10 kesilmeye başladı. 8 milyon gibi bir borcu Devlet Su İşleri bir kalemde bize yazdı. 5 ay sonra o borçta biter ne yapalım. Gidip de yalvaracak halimiz yok. Benim bu durumla ilgili de çok sorunum yok. Bizim kendi kaynaklarımızdan arttırabildiğimiz çok yüklü paralar var diyebilirim. Bu bizi çok etkileyen bir durum değil ama bu bir nebze Karabük'ün hakkını yemek oluyor.

Rov İhalesi Yapıldığı Zaman Karabük'te İçme Suyu Kalitesi ile İlgili Problem de Bitmiş Olacak
Rov ihalesi yapıldığı zaman Karabük'te içme suyu kalitesi ile ilgili problem de bitmiş olacak. Vatandaşımız su konusunda kireç oranının yükseldiği ile ilgili yakınıyorlar. Biz eğer Safranbolu'ya su vermesek, yalnız suyu kendimiz kullansak kireç oranını ayarlayabiliyoruz.  Ama Safranbolu'nun da suya ihtiyacı var. Vermeyecek miyiz yani? bizim bu ortak giderleri ödememiz lazım. Şuan da biz ödüyoruz. Herhalde Safranbolu'da ileride bize borcunu öder.

Emekliler Evi Zamanla Emeklilerimizin Buluşma Noktası Olacak Diye Düşünüyorum
Ben Emekliler Evine bir görevli vereceğim, çay ve kahvelerini vereceğim. Gazete, televizyon ve istenirse internet olacak. Emeklilerimizin oturup ihtiyaçlarını görebilecekleri çok güzel bir mekân olacaktır.  Emekliler Evi zamanla emeklilerimizin buluşma noktası olacak diye düşünüyorum.

Unutmasınlar Bundan Sonra Hem Karabük'te Siyaset Yapamayacaklar Hem de Önümüzdeki 4 Yıl Boyunca Söylediklerini Kendilerine Unutturmayacağım
Ben bugüne kadar yapamayacağım hiç bir şeyi Karabüklülere sunmadım.  Meydan yapıp ortasından şelaleler akıtmadım. Karayollarının logosunu kullanarak bir animasyon yayınlamadım. Kesintisiz ulaşım ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Kesintisiz ulaşımla ilgili ben seçim döneminde konuşan kişilere bir yer bırakacağım. Kalan diğer yerleri ben gerçekleştireceğim. Nasıl gerçekleştireceğimi de herkes görecek. Onlar 1 proje yaparken ben 5 proje gerçekleştireceğim. Bu projeye Bulak Kavşağından başlamayı düşünüyoruz. Ankara'dan bu proje ile ilgili bir arkadaşımız gelecek. Müdürlerimiz ile birlikte toplanacağız karar verip hemen izinlerimize müracaat edeceğiz. Kesintisiz ulaşımın Karabük'te mutlaka çözülmesi lazım. Şuanda Karabük'te vasıta sayısı 69 binleri buldu. Buda 3 kişiye bir vasıta düşüyor demek. Buranın ulaşım noktası tek bir hat üzerinden dağılan bir nokta. Bu hat üzerinde de sürekli olarak trafik problemleri yaşanıyor. Öncelikle Demir Çelik kavşağında bu problem yaşanıyor ki Allah'tan Battı Çıktı oraya yapıldı. Battı Çıktı olmasaydı istasyondan çıkan bir araç 3 saatte Demir Çelik kavşağından geçemezdi. Sonra Esentepe kavşağı çok önemli. Yine üniversite kavşağı çok büyük kaos olan bir nokta. Sonra geliyoruz Bulak Kavşağına. Orası da artık kendini hissettiriyor. Bu noktalar ile ilgili biz çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bizim yayınladığımız animasyonların hepsi gerçekleşecek. Biz onlar gibi elimize kara kalem alıp gerçeklere dayanmayan projeleri, animasyonları hazırlatmadık. Bunları kendilerine 4 yıl boyunca unutturmayacağım. İnşallah onlara Karabük'te bir daha siyaset dahi yaptırmayacağım. Çünkü siyasetin kendine göre bir ahlakı vardır. Siyaset yapan kişi karşısındaki rakibinin iş hayatına, aile hayatına karışmaz ve ağır cümleler kullanmaz. Seçim döneminde kendisi çok ağır bir cümle kullanmıştı ama ben onun kadar ağır cümleler kullanmadan şöyle söyleyeceğim. Onlar sıcak yataklarında yatarlarken biz belediyede çalışmalarımıza devam ediyoruz, onlar sıcak yataklarında yatarken biz hafta sonu da çalışmamıza devam ediyoruz. O tarihte o cümleleri bize sarf eden arkadaşımız nasıl ahlak dışı söz söylediğini iyi hatırlar. Ona 4 yıl boyunca söylemiş olduğu sözlerin hiç birisini unutturmayacağım. Ben hayatımda torpil ile hiç bir yerden iş almadım. Ben Demir Çelik'in kapısına gidip "bana iş verir misiniz?" demedim. Ama iş bilgim ile herkes ile eşit şartlarda yarışıp iş aldım. Önümüzdeki yıl Demir Çelik ile olan mücadelemi herkes görecek. Eğer bir kurum ile senin şahsi menfaatin varsa bu mücadeleleri veremezsin. Benim menfaat ile ilgili bağlı olduğum hiç kimse olmadı. Allah bana nasip ettiyse etti, etmediyse gidip rica etmedim. Ben bugün belki 500 milyon dolara ulaşacak olan tesisleri bir kalemde söktüm Karabük'e geldim. Eğer ben menfaat peşinde koşmuş olsaydım bugün kendi siyasi görüşümdeki partiyi değiştirirdim ve belki de bugün para konusuyla ilgili Türkiye'de benimle hiç kimse konuşamayacak duruma gelirdi. Onların hayatları para oldu için, bütün olaylarını maddiyata bağladıkları için, manevi değerleri bilmedikleri için bütün seçim boyunca yalnız olayları maddiyat çerçevesinde görüp bu çerçevede bizleri eleştirdiler. Unutmasınlar bundan sonra hem Karabük'te siyaset yapamayacaklar hem de önümüzdeki 4 yıl boyunca söylediklerini kendilerine unutturmayacağım. Karabük'te siyaset yapmak, Karabük'ün cadde ve sokaklarında gezmek o kadar kolay değildir. Ben 10 yıldan bu tarafa Karabük'te hiç kimse ile problem yaşamadan Belediye Başkanlığı yapmış bir kişiyim. Ben koruması olmayan, bütün Karabüklülerin koruduğu bir Belediye Başkanıyım.

Kendisi En Az 2 Sene Hiç Bir Ders Vermeden Üniversiteden Para Aldı ve Kendine Bunu Helal Kıldı
Benim şirketlerim uluslararası ihalelere girebilecek şekilde bilgi ve tecrübeye sahip. Geçenlerde Demir Çelik'te açılışını yaptığımız Kütük Makinesinin ihalesine bizim firmamızda girdi lakin karşımızdaki İtalyan firması ihaleyi kazandı. Bana neden ihale verilmedi diye bir üzüntüm yok. Benim verdiğim fiyatın altında fiyat verildi. Ben gidip de yönetime "bana neden bu ihaleyi vermediniz" mi demişim? seçim döneminde propaganda yapan arkadaşımız Demir Çelik'te hazırlanmış bir tane rapor ile konuştu durdu. Kendisi en az 2 sene hiç bir ders vermeden üniversiteden para aldı ve kendine bunu helal kıldı. Şuanda da kaç derse girdiğini biliyorum. Bunların hepsini tek tek hatırlatacağım. O evinde, sıcak yatağında yatarken biz hafta sonları da dahil çalışmalarımıza devam ediyoruz.  O hangi sözü söylediğini şimdi hatırlar.

Biz Başkaları Gibi Oturup Bunu Karayolları Yapmadı, Bunu Devlet Su İşleri Yapmadı Deyip Ağlamayacağız
Battı Çıktının yapımında Mehmet Çetinkaya bey "Karayolları Genel Müdürünü çok iyi tanıyorum, benim dostum beraber gidelim" dedi, beraber gittik. Konuyu konuştuk 15 gün içerisinde de bizim projelerimiz tasdiktendi.  Hiç bir problem çıkmadan biz de alt geçidi yaptık. Yine aynısı olacak. Biz bir proje yapacağız. Kara Yolları "bu olmaz" diyecek. Bakın hesap, kitap tutuyor diyerek Karayolları Genel Müdürüne gidip derdimizi anlatacağız ve bunların izinlerini alacağız. Tabi problemler olacak. Karayolları benim her yaptığım işi imzalayamaz ki. Ben kendi projelerimizi Kara Yollarına tasdikleteceğimize inanıyorum. Önümüzdeki yıldan itibaren parça parça bu projenin yapımına başlayacağız. Biz başkaları gibi oturup bunu Karayolları yapmadı, bunu Devlet Su İşleri yapmadı deyip ağlamayacağız. "İktidar partisi olacaksın. Onu o kurum, bunu bu kurum yapacak diye iş dağıtacaksın" diyorlardı. Peki sen ne yapacaksın? olay kurumlara iş dağıtmak mı yoksa kurumlar ile iyi ilişkiler içinde olup bu eksikleri gidermek mi?

Karabük'e çok güzel bir Şehir Parkı kazandırdık. Burayı aldık, belediyeye kazandırdık, bu hale getirdik. Bunlar önemli hadiseler. Burada eski fidanlığı da yaşatıyoruz. Orada farklı yapıda yaşam alanı oldu. İnsanlar da oraya dikkat ediyorlar. Demek ki böyle bir yer Karabük'ün ihtiyacıymış. Biz bu ihtiyaçları Karabük'te çoğaltacağız. Eğer biz böyle devam edersek yaşam kalitesi olarak Avrupa'nın dahi üstüne çıkmış olacağız.

Ben Kemikli Dere'deki Mülk Sahiplerinden Anlayış Bekliyorum
Ben Kemikli Dere'deki mülk sahiplerinden anlayış bekliyorum. Şuanda oranın programını yaptırtıyorum. Oradaki kentsel dönüşümle ilgili emeklilere Aydınlıkevler Mahallesinde yapılmış olan 109 tane daireyi TOKİ'den belediye olarak satın aldım. Benim istediğim işi davalara götürmesinler. Evleri hazır. Yada anlaşmış olduğumuz fiyatlar ile paralarını alsınlar. Kemikli Dere artık bir yaşam alanı değil. Arazi yapısı olarak çok güzel bir yer değil, kayan bir arazi. Ben orada kentsel dönüşümün sınırlarını çok geniş tuttum. O sınırdaki arkadaşlar ile de anlaşabiliriz. Kemikli Dere'de hızlı bir şekilde bize kentsel dönüşüm imkanı sağlarlarsa önümüzdeki yıllar içerisinde Dikmen Vadisi gibi bir yeri oraya kazandıracağıma söz veriyorum.  Burayı ne kadar hızlı yapabilirsek o kadar iyi olur çünkü kentsel dönüşüm prosedürleri çok uzun sürüyor. Yine Bayır Mahalle'de bir kentsel dönüşüm söz konusu. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bayır Mahalle'de çok farklı uygulamalar yapabiliriz. Önümüzdeki günlerde bunlara karar vereceğiz. Belki mevcut iş yerlerinin parsellerini ayırıp mevcut yerlerinin yapımını onlara parsel olarak da sunabiliriz. Onlara karar vereceğiz. Yine ayrıca biliyorsunuz Devlet Demiryolları programımız da devam ediyor. İnşallah bu dönem bütün arzum Devlet Demir Yolları'nı şehir merkezinden çıkartabilmek.

Siyaseten Alınan Kararların Hepsi Eninde Sonunda Başarısızlıkla Sonuçlanır
Siyaseten alınan kararlardan en önemlisi hastanemizdir. "Hastaneyi 150 -200 dönüme Öğlebeli Bahçelerine yapalım" dedim. Siyasi bir partinin il başkanının ısrarıyla devasa bir yatırım genişleme imkanı olmayan bir alana yapıldı. Şuanda oranın büyümesi için hemen yanında bulunan idman sahasının ve İmam Hatip Lisesinin hastaneye intikal edilmesi lazım.

Aynı dönemde Katı Atık Bertaraf Tesisi ile ilgili bir orman alanında ısrar ettiler. O zaman birlik var ve ben o birlikte görev almıyorum. Çünkü söylediğim şeyler birliğe ters geliyor. O tarihte devlet orman alanına yapılacak olan tesise yüzde 30 hibe verirken hazine arazisine yapılacak olan tesise ise yüzde 70 hibe veriyordu. Israr ettiler ve ormandan bu araziyi almak istediler. O dönemin Orman Genel Müdürü Osman Kahveci bey de "ben de bu işi hallederim" dedi. Tesisin yapılacağı bölge zamanında heyelan sebebiyle boşaltılmış bir bölgeydi. Oraya bugünkü para ile 20 - 25 trilyon lira gibi bir bedel yatırıldı. Sonra da iş hüsranla bitti. Sonra siyasilerimiz tekrar yer aramaya başladı. Yenice denildi insanlar ayaklandı başka yerler arandı derken kaos haline geldi. Biz hiç kimseye zararı olmayacak ve şehre en yakın mesafede olan yeri bulacağımızı söyledik ve bulduk. Şimdi Çevre Bakanlığının uygulamasına bakın. Biz bulmuş olduğumuz alan için 2 yıldan bu tarafa çed raporunu alamadık. Sürekli olarak mevzuat değiştiriyorlar. En son bize "siz bu çed raporunu ihaleye çıkın" dediler ve biz 300 milyon lira gibi bir para ile bir firmaya ihale ettik. Yalnız bir çed raporu için 300 milyon lira para verdik. Firma da yıl sonuna kadar yetiştireceğini söyledi. Benim bu mevzuatları aklım almıyor.

Başka bir örnek vereyim. Göreve geldiğim 2009 senesinde atık su arıtmamız yüzde 10 kapasiteyle çalışıyordu. 2-3 ay gibi bir süre içerisinde biz atık su arıtmamızı yüzde 100 kapasiteye çıkarttık. Sonra bir kanun çıkarttılar "bize her ay 2 tane numune vereceksin, biz sizin atık su arıtmanızı denetleyeceğiz" dediler. Ben "buraya bir laboratuar kurayım online olarak Bakanlığa bağlanayım." dedim.  Laboratuarımız akredite olmadığı için kabul etmediler. Bir firmadan bir tane çocuk ayda 2 kere bir şişe su almaya başladı ve biz o firmaya bedel ödemeye başladık.

Şimdi bir yönetmelik daha değiştirdiler "siz kendi laboratuarınızı kuracaksınız online Bakanlığa bağlanacaksınız" dediler. Birilerine sürekli olarak menfaat kapısı açacağız diye kendinize göre program yapmanıza gerek yok ki. Bu işin doğrusu kendi laboratuarımızı kurmamızdır. Şuanda Katı Atık Bertaraf Tesisini çalıştıramamamızın tek sebebi çed raporu. Burada Vali Beyin, bizim ellerimiz bağlanmış durumda. Yıllık 500 - 600 bin turist beklediğimiz Safranbolu hala şehir merkezine çöp atıyor. Böyle bir garip ülkeyiz.

Birileri Karabük'te algı yönetimine başvuruyor. Örnek olarak veriyorum. Bizim şuandaki Hubbi Hatun Kız Yurdunun eski ismi Bahaddin Gazi'ydi. Hubbi Hatun kim? şiirleri var deniyor. Dini bir figür değil, biz yazar yada ressam değil. Bu bir figür olarak kalkıp Karabük'te bir kız yurduna ismi verilebiliyor.  İsmi Bahaddin Gazi olunca burada kız kalamıyor mu? Karabük'te zihniyet bu işte. İlerleyemememizin, kendimizi geliştiremememizin en büyük sebeplerinden birisi bu düşünce yapısı. Bu ismi gerçek tarihini bildikleri için vermediler, İslami bir figür olarak bildikleri için verdiler.

Devletin yurt işletmeleri, kütüphane işletmeleri çok hassas düşünülen, üstüne incelikle durup kararlar alınan işletmelerdir. Biliyorsunuz biz kütüphane yaptık ve bunu Kütüphaneler Müdürlüğüne devrettik. Bizim burayı Kütüphaneler Müdürlüğüne devretmemizin sebebi Kütüphaneler Müdürü ile yarım saatlik sohbetimiz neticesinde oldu. En fazla çocuk tacizlerinin olduğu yerin kütüphaneler olduğunu öğrendim ve onların yönetmeliklerine göre kütüphanede değişiklikler yaptıktan sonra kütüphaneyi onlara verdim.

Bilim ve Teknoloji Merkezimiz ile ilgili komisyonumuzu kurduk. Üniversiteden gerekli desteklerimizi aldık. Biz belediye olarak gerekli kişileri oraya, komisyona verdik. Çok yakında bu Bilim Merkezinin hangi yapıda olacağı tespit edilecek. İnşallah yapımına da kısa bir süre içerisinde başlayacağız. Yine Sağlık Tarama Merkezi ile ilgili heyetimiz kuruldu. Çalışmalarımız devam etmekte. İnşallah bu merkezimizi de gerçekleştireceğiz.

Önümüzdeki 4 Yıl İçerisinde Çok Farklı Kültürel Etkinliklerin Karabük'te Yaşandığını Herkes Görecek
Önümüzdeki 4 yıl içerisinde kültürel faaliyetleri çok yüksek seviyelere çıkartacağız. Buradaki Kültür Müdürlüğü ile de konuşacağız. Bir iki yıl içerisinde tiyatro etkinlikleri ile ilgili salonlarımızı da çoğaltacağımıza inanıyorum.  Yenişehir'deki sinemanın restorasyonu ile ilgili imardan bir kat sayı artırımı teklifi geldi. Orası ile ilgili de gerekli değişiklikleri yaptık. Orada bir çalışma olacağını tahmin ediyorum. Bizde ağırlıklı olarak buradaki gençlerimizin ufkunu açacak, bakış açısını değiştirecek etkinlikler düzenlemeliyiz. İlber Ortaylı gibi tarihçilerimizi gençlerimiz ile buluşturmalıyız.  Önümüzdeki 4 yıl içerisinde çok farklı kültürel etkinliklerin Karabük'te yaşandığını herkes görecek. Yine emeklilerimiz ile ilgili çalışmalarımız olacak. Bir miktarda olsa işsizlerimiz ile ilgili belediyemizin kolektif çalışmaları olacak. Şuanda işsizlik bir hayli fazlalaşmaya başladı. Onlara bir nebze olsun yardımcı olmak için iktisadi teşebbüste kurup yapmış oldukları ürünleri değerlendirmeleri ile ilgili girişimlerde de bulunacağım. Faaliyetlerimiz kültürel ve sportif bazda hiç kimsenin düşünmediği boyutlara gelecektir diye düşünüyorum.

Biz iş birliğine her zaman açığız. Karabük Üniversitesi bizimle iş birliğine ne kadar açıksa biz de o kadar açığız. Bizi üniversiteler veya kültürel faaliyet yapan yerler şöyle görüyor. Biz onlara bedava yol yapmalıyız, kaldırım yapmalıyız, yer vermeliyiz. Şuanda bizim mevcut Sosyal Yaşam Merkezlerimizdeki kültürel faaliyetler Türkiye genelinde sayılı faaliyetlerden. Sosyal Yaşam Merkezlerimize ağırlıklı sanatsal faaliyetlerde bulunmalarını ve 5 bin olan sertifika sayılarını 15 bine çıkartmaları talimatlarını verdim.

Ben Sürekli Olarak Bütün Müdür Arkadaşlara Çalışanların Giriş-Çıkış ile İlgili Bir Düzensizliği Olduğunu ve Bunu Düzeltmeleri Gerektiğini Söyledim
Ben sürekli olarak bütün müdür arkadaşlara çalışanların giriş- çıkış ile ilgili bir düzensizliği olduğunu ve bunu düzeltmeleri gerektiğini söyledim.  Bu personelimizin içerisinde özverili çalışan arkadaşlarımız mevcut. İşe geç gelen arkadaşlar çok az bir kesim. O gün Cumhuriyet Bayramı sebebiyle yarım gün çalışma vardır. Onunda yarattığı rehavet vardı. Bende böyle bir uygulamayı tam günde yapmayacaktım. Onların da bunu iyi düşünmesi lazımdı. Biraz da bu son seçimlerden sonra ortaya çıktı. 10 yıllık Belediye Başkanlığı dönemimde bu arkadaşların hiç birisiyle beraber siyaset yapmadım. Kendilerini özgür iradelerine bıraktım. Ben hiç kimseyi siyaset yapmaya zorlamazken onlardan bazılarının bazı siyasi gruplar ile hareket ettiklerini çok iyi biliyorum. Bu arkadaşların dertleri bir yönetim değişikliği olduğunda kendilerini biraz daha düzensiz çalışmaya hazırlamaktır. Bunu bize de yansıttılar. O arkadaşların bu davranışları bana yapılan bir haksızlık. Bunları düzeltmelerini istedim. Hatta işçilerimizin rahat içerisinde olmaları ile ilgili talimat verdim. "İşçimizin giyiminden kuşamına kadar, yemeğine kadar problemlerini çözün" dedim. Bugün bildiğim kadarıyla bizim işçimizin yemek ücreti 5 lira ama şuanda piyasada normal bir yemeğin maliyeti 11 lira. Bunlarla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Ben çalışanlardan bir tek şunu arzu ediyorum ben göreve geldiğim günden bu yana maaşlarını bir gün dahi geç verilmemesini sağladım. Eğer biz bunları sağlıyorsak çalışan arkadaşlarımız da bunun karşılığını verecekler. Benim tek istediğim bu.

İşçi arkadaşlarımıza takip sistemleri uygulamaları çıkartıyorum. Yiyeceklerine, içeceklerine, ücretlerine kadar hepsini değerlendireceğim. Herkes giriş çıkış saatine dikkat edecek.  Ben bundan sonra 1 dakikayı dahi hiç kimseye imtiyaz olarak sağlamam.

Çok Yakında Camimizin Temel Atımını Yaparız
Benim ilk düşüncem Çelik Camiiydi. Bunun üstüne bir animasyonum vardı. O animasyon çerçevesinde camimizi yapmayı arzu ederim ama 3 - 4 tane mimar arkadaşımıza eskiz çalışması yaptırdım. En son çok güzel bir mimari tasarım ile karşılaştık tabi bu çalışmayı çelik ile ne kadar ilişkilendirebiliriz bilemiyorum. Şuanda çelik cami ile ilgili Yapım Dernek Başkanımız Pehlivan beye projeleri teslim ettim, çalışmalara başladık. Yer işaretleme olayını İmar Müdürlüğümüz yaptı. Ben tahmin ediyorum ki önümüzdeki günlerde Pehlivan bey ile araziye tekrar çıkacağız. Benim en büyük arzum arka taraftaki adliye binasının da taşınıp o caminin külliye olarak devam etmesidir. İnşallah ileride bu da gerçekleşir. Biz planlamamızı bu doğrultuda yapıyoruz. Çok yakında camimizin temel atımını yaparız.

Demir Çelik Kendi Kadrolarını ve Karabük'ün Çocuklarını Bir Kenara Atmış ve Dışarıdan Devşirme Kadrolar ile İdare Edilmeye Başlanmış
Demir Çelik'in geçmişine şöyle bir baktığımız zaman 1938 yılında Demir Çelik'in temelleri atıldıktan sonra Türkiye'deki demir çelik sektörünün okulu olmuş. Mühendisleri, ustaları yani buradan çıkan kişiler hem sanayileşmede çok büyük faktör olmuş hem de ustaların çoğu sanayici, tüccar olmuş. Mühendislerin bir kısmı çok büyük şirketleri idare etmiş. Bu olgu içerisinde özeleştirme dönemine kadar gelmişiz.  Özelleştikten sonra Demir Çelik söylediğimiz bütün bu değerlerini kaybetmiş.  Demir Çelik kendi kadrolarını ve Karabük'ün çocuklarını bir kenara atmış ve dışarıdan devşirme kadrolar ile idare edilmeye başlanmış. Genel Müdür ile beraber kısım müdürleri dışarıdan gelmeye başlamış. Biz kendi değerlerimizi bir şekilde kaybetmeye başlamışız. Kendi kadrolarına sahip olamaması neticesinde Karabük sürekli olarak yönetim ikilemi içerisinde kalmış. Çünkü hiç bir kısımda kendi müdürlerini yetiştirememiş. Olanları da en ucuz şekilde harcamış. 25 yıldan bu tarafa Demir Çelik'e yön verecek, aileler arasında köprü olacak bir tane genel müdür, bir tane yönetim kurulu üyesi çıkartamamış. Demir Çelik'in gidişi aynı şekilde devam etmektedir. Demir Çelik ileride kaos ortamlarının içerisinde olacak bir müessesedir. Bütün kadrolar bir Koç Grubundan aşağı değildir. Koç Grubu aşağıdan almış oldukları kişilerin hepsini şef, müdür yardımcısı ve müdür diye devam ederek yetiştirir. Elediği kişilerden de yönetim kuruluna adam seçer. Karabük Demir Çelik'in bütün problemi bu. Aynı şekilde sendika işçi liderlerini çıkartamıyor. Siyasi partiler sendikaların içerisinden liderlerini çıkartamıyor. Zamanında Çelik İş Sendikasının içerisinde Şükrü Korkmazgider, Enver Kaya vardı. Hemen karşısında Mehmet Ali Börek vardı. Bunlar aynı sendika içerisinden insanlardı ve farklı vizyona sahip insanlardı. Şimdi sendika faaliyetleri için yönetim izinleri bekleniyor ki bundan daha büyük bir yanlışlık yoktur.

Demir Çelik olarak hala kendi kadrolarınızı yetiştirememişsiniz, Karabük'te hala idari kadroları devşirme kadrolar ile kurup bir yönetim tarzı oluşturmaya çalışıyorsunuz. Kendileri bana bu konuyu sorabilirler. Bu tip işletmelere profesyonellerin ne kadar zarar vereceğini dünyadaki örnekleri ile gösterebilirim. Aile işbirliğinde olan işletmeler uzun ömürlü ve yüksek karlı olur. Şuanda bizim kendi kadrolarımızı yetiştirmememiz sebebiyle karlılık dönemimiz sona erip kaos dönemimiz başlıyor. Her şeyden evvel yönetim kadrolarını Karabük içerisinde yetişen, işletmeyi, Demir Çelik'in yapısını bilen kişilerden yetiştirmeleri gerekiyordu.  Eğer bunu yetiştiremezseniz size de devlet bağımsız yönetim kurulu üyelerini verir. Demir Çelik kendine iyi bakacak, çok iyi düşünecek. Benim ailelere tavsiyemdir.  Birlik ve beraberlik içerisinde önünüzde çok daha iyi çizilmiş bir yol haritası ile devam etmenizde büyük fayda var.

Demir Çelik hem bu şekilde kadrolara sahip çıkmamıştır hem de benim 10 yıllık Belediye Başkanlığı dönemimde şehir ile olan entegrasyonu tamamen kopmuştur. Demir Çelik'in şehrin yapım işlerinde olsun, kültürel işlerinde olsun birlik ve beraberliğini görmedim. Bizim kendileri ile şehir entegrasyonu, yapılanması ve şehre bugüne kadar vermiş oldukları zararların yapılanması ile ilgili görüşmelerimiz olacak. Bugün şehrin ortasında skal kırma tesisi olup da bir mahalleyi mahvedemezsiniz. Eğer bunların analiz değerlerini istiyorsanız size çok yakında Tubitak ve Çevre Mühendislerinin raporlarını sunacağım. Yine burada Çevre Müdürlüğüne uyarılarımız olduğu halde kendileri bize çok basit cevaplar verdiler. Çevre Müdürlüğüne de çok ciddi ikazlarımız ve uyarılarımız olacak. Biz 1940'lardan bu tarafa Karabüklüler olarak Demir Çelik'in var olması için her türlü probleme katlandık. Hiç bir zaman hava kirliliğini ve diğer problemleri dillendirmedik, bunarın hepsini sineye çektik. Ama artık teknoloji gelişti, ekonomi düzeldi ve Demir Çelik belirli bir kapasiteye geldi. Demir Çelik artık çağımızın yaşam tarzına uyması gerekiyor. Önümüzdeki günler neler olur bilemiyorum ama ben istediğimi almadan bugüne kadar hiç bir şeyi bırakmadım.

Ben Karabükspor İçin Büyük Mücadeleler Verdiğim Zaman Siz Neredeydiniz?
Ben Karabükspor için büyük mücadeleler verdiğim zaman siz neredeydiniz? Ben 2 sefer Karabükspor ile ilgili çok büyük mücadeleler verdim. O zamanlar benim yanımda hangi Karabükspor taraftarı veya meraklısı vardı?

Bugüne kadar ben Karabükspor'dan başka hiç bir takım tutmadım. Karabükspor taraftarı benim. 2 dönem ben bunun mücadelesini verirken siz neredeydiniz? "falan yerden para almışsın onu neden Karabükspor'a aktarmadın" diyorlar. Babanızın parası mıydı o para? o parayı ben Karabük'ün hakkı diye aldım. Bu kadar kaos olmasa, 3 - 5 milyona, 10 milyona kurtulacak olsa bir başka firmaya da gider "buraya da 10 milyon vereceksin" derdim.  Borç artık ödenmeyecek boyutlara gelmiş sonra "başkan sen ne yapıyorsun" diyorlar. Ben ne yapacakmışım? kim ne yapabilir Karabükspor'a. Siz Karabükspor için benim mücadelemin onda birim kadar mücadele ettiyseniz gelin Karabükspor'un hesabını bana sorun. Ben başkaları gibi 200 Evler'de imar kat sayısını arttırıp da dolaylı yollardan Karabükspor'a para aktaramam.  Paranın yarısının da nereye gittiği belli değil. Beni üçkağıtçılık yapacak bir Belediye Başkanı falan mı sanıyorsunuz?

Şu anda Karabük Köyü'nün Önünde ki O Cüruf Sahası Marzinc'ten 500 Kat Daha Tehlikeli Boyutlarda
Marzinc'in en ufak bir çevresel etkinliği yok. Hava bacalarından tutun sahasına kadar, zeminine kadar, işçisinin çalışma şartlarına kadar kurmuş olduğumuz komisyon denetliyor. Şuanda Karabük Köyü'nün önünde ki o cüruf sahası Marzinc'ten 500 kat daha tehlikeli boyutlarda. Marzinc olayının tehlikeli boyutlarını gören ve bunları temizlettiren zaten benim. Marzinc'in ne olduğunu bilmeden herkes bir şey konuşuyor. Biz çevre ile ilgili ne gerekiyorsa yapamaya devam edeceğiz ayrıca yakında bölgenin en mükemmel hayvan hastanesini açacağız.

Post

Özbekistan Ankara Büyükelçiliği Askeri Ataşesi İkramov´dan Başkan Yardımcısı Berker’e Ziyaret

13.12.2019 31 Görüntülenme

Özbekistan Ankara Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Shuhrat İkramov, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Seher Berker´i ziyaret etti.

Post

Şampiyonun İsmi Karabük’te Yaşayacak

12.12.2019 41 Görüntülenme

İspanya´nın Madrid kentinde düzenlenen Büyük Kadınlar Avrupa Şampiyonası´nda 81 kiloda Avrupa Şampiyonu olan Elif Güneri’nin isminin Karabük’te yaşatılması için Karabük Belediyesi Eylül Ayı Meclis Toplantısında Kartaltepe ve Yenişehir mahallerini birbirine bağlayan yaya köprüsüne verilmesi kararı alınmıştı.

Post

Hasarlı Konteynırlar Tamir Ediliyor

12.12.2019 34 Görüntülenme

Karabük Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, hasarlı olan çöp konteynırlarının tamirlerini yaparak, tekrar kullanıma hazır hale getiriyor. Tamiri mümkün olmayan konteynırlar ise yenileri ile değiştiriliyor.